Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

SUÇ İŞLEME NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI

Suç işleme nedeniyle boşanma davası bu yazımızın konusu.

Boşanmanın gerçekleşmesi için mutlaka olması ve ispatlanması gereken sebeplerin varlığına ihtiyaç duyulur. Zira kişiler keyfi bir şekilde, sadece istedikleri için boşanamazlar.

Medeni Kanun’a göre tarafların evliliklerini sona erdirebilmesi için geçerli sebeplere ihtiyacı vardır. Ancak bu sebeplerin varlığı ve hakimin karar vermesi sonucunda boşanma gerçekleşebilir.

Suç işleme de bu sebeplerden sadece biridir.

Özel boşanma dava açma nedenleri arasında yer alan bu sebep ispatlandığında boşanma gerçekleşir. Burada önemli olan sebebin varlığıdır, karşı tarafın da davacının kusuru bu davada önemli bir etken değildir.

Bu yazıda suç işleme nedeniyle boşanma davasında aranan şartlar, dava açma süresi, örnek Yargıtay kararları, nafaka vb. konulara ilgili hükümler gibi konularda ayrıntılı bilgi bulabilirsiniz.

SUÇ İŞLEME NEDENİYLE BOŞANMA DAVASI AÇILMASI İÇİN ARANILAN ŞARTLAR

Medeni Kanun’un 163. Maddesi suç işleme nedeniyle boşanma davası açma konusunu düzenler. Bu sebebe göre eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.

Toplum nazarında kişiyi utandıran, aşağılayan ve yüz kızartan suçlar küçük düşürücü suç olarak tanımlanır. Hırsızlık, uyuşturucu madde kullanmak ve ticaretini yapmak, rüşvet almak vermek, dolandırıcılık, irtikap gibi suçlar yüz kızartıcı suçlar kapsamındadır.

Haysiyetsiz hayat sürmeyi boşanma sebebi yapabilmek için öncelikle bu yaşamın bir sürekliliğinin olması gerekir. En bilinen türleri ayyaşlık ve kumarbaz olmaktır.

Toplumun namus, şeref ve itibar değerlerine aykırılık olması ve bunun süreklilik arz etmesi gerekmektedir.

Maddeler halinde yazarsak suç işleme sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için gereken üç şart şunlardır:

  • Suç küçük düşürücü suçlardan olmalıdır: Bir suçun küçük düşürücü suç niteliğinde olup olmadığı, hakim tarafından toplumda egemen olan ahlak anlayışı ile failin toplumun gözünde düşeceği güç durum ve toplum nezdinde yaşayacağı güçlüğün dikkate alınmasıyla takdir edilir. Eş tarafından işlenen bu küçük düşürücü suçun aynı zamanda diğer eşin toplumsal kınama ve dışlamayla karşılaşması veya toplum içine çıkamamasına sebep olup olmadığı da göz önünde bulundurulur. Yani kişinin, toplumdaki konumunu sarsan ve ahlaki olarak kınanmasına yol açan suçlar, küçük düşürücü suç olarak kabul edilir.
  • Suçun kasıtlı olarak işlenmesi gerekir: Suç işlenmesi sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için suçun illaki kasıtlı olarak işlenmesi gerekir. Meşru savunma halleri, taksirle işlenmiş olması veya cebir, haksız tahrik gibi hallerde işlenmiş olması halinde bu suç boşanma sebebi olmaz.
  • Suçun evlendikten sonra işlenmesi gerekir: İşlenen suçun boşanma sebebi olması için evlilik birliği içinde işlenmiş olması gerekir. Evlilik öncesinde işlenen suç tarafları bağlamaz.

Yüz Kızartıcı Suçlar Nelerdir?

Yüz kızartıcı suç, özel kanunlarda ayrı ayrı düzenlenmiş ve o kanunun amacına göre uygulanan bir kavramdır. Bir özel kanunda yüz kızartıcı suç olarak kabul edilen bir suç, başka bir özel kanunda yüz kızartıcı suç olarak kabul edilmemişse; kabul edilmeyen kanunun amacı açısından o suç yüz kızartıcı suç olarak değerlendirilemez.

Ancak genel olarak yüz kızartıcı suçların şunlardır:

  • Hırsızlık,
  • Dolandırıcılık,
  • Güveni kötüye kullanma,
  • Görevi kötüye kullanma,
  • Rüşvet,
  • İrtikap,
  • Zimmet,
  • Özel belgede sahtecilik,
  • Resmi evrakta sahtecilik,
  • Parada sahtecilik
  • Kıymetli damgada sahtecilik
  • Mühürde sahtecilik
  • Hileli iflas

Küçük Düşürücü Suçlar Nelerdir?

Küçük düşürücü suçlardan bazıları; hırsızlık, evrakta sahtecilik, dolandırıcılık gibi bazı fiillerle, başkalarının malvarlığına yönelen birtakım suçlar ile uyuşturucu ticareti, cinsel taciz, cinsel istismar gibi suçlardır. Bu suçların işlenmesi halinde, işleyen kişinin eşi mahkemeye başvurarak suç işleyen eşle birlikte yaşamasının kendisinden beklenemeyeceğini öne sürerek boşanma davası açabilir.

Soruşturma ve Kovuşturma Aşamasında Olan Bir Suç Hakkında Suç İşleme Gerekçesiyle Boşanma Davası Açılabilir Mi?

Suç işleme nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için, küçük düşürücü suçu işleyen eşin ceza muhakemesi aşamalarını tamamlayıp hüküm giymiş olması gerekmez. Suçun işlenmesi dava açmak için yeterlidir.

Haysiyetsiz Bir Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davası

Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası açabilmek için öncelikle bu yaşamın bir sürekliliğinin olması gerekir. En bilinen türleri ayyaşlık ve kumarbaz olmaktır.

Toplumun namus, şeref ve itibar değerlerine aykırılık olması ve bunun süreklilik arz etmesi gerekmektedir.

Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma Davası Açılması İçin Aranılan Şartlar

Haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma davası açmak için öncelikle bu hayat tarzını sürekli hale gelmesi gerekir. Fakat boşanma için yalnızca süreklilik arz eden bu davranışların varlığı yeterli değildir, aynı zamanda, diğer eşten, evlilik birliğini sürdürmesinin beklenemez hale gelmesi de gerekmektedir.

SUÇ İŞLEME VE HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASI AÇMA SÜRESİ

Medeni Kanun’un 163’üncü maddesine göre bu sebeple dava açmak için belirli bir süre yoktur. Maddeye göre, “Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.”

SUÇ İŞLEME VE HAYSİYETSİZ HAYAT SÜRME SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASIYLA İLGİLİ YARGITAY KARARLARI

Eş için ortak hayatın çekilmez hale geldiğinin kanıtlanması gerekmektedir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2004/13099 Esas, 2004/14288 Karar ve 1.12.2004 Tarihli bir kararında “Dava Türk Medeni Kanununun 163. maddesinde yer alan ” … davalı eşin küçük düşürücü bir suç işlemesi ” sebebine dayanan boşanma isteğine ilişkindir. Mahkemece kesinleşme şerhli mahkumiyet kararının ibrazı üzerine başkaca delil toplanmaksızın davanın kabulüne ve boşanmaya karar verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 163. madde gerekçesinde; küçük düşürücü suç ve haysiyetsiz hayat sürmenin nisbi boşanma sebebi haline getirildiği, buna göre ister küçük düşürücü bir suç işlenmiş olsun, ister haysiyetsiz bir hayat sürülmüş olsun boşanmaya hükmetmek için bu durumların diğer eş için birlikte yaşamayı çekilmez hale getirmesinin zorunlu olduğu açıklanmıştır. Şu halde; suç işleme halinde birliğin diğer eş için çekilmez hal aldığının kanıtlanması gerekir. Bu nedenle davacı tarafın 18.09.2003 ve 23.02.2004 tarihli delil listesindeki kanıtları toplanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir ” denilmiştir.

Cinsel Taciz Suçu

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2014/20560 Esas, 2015/4947 Karar ve 19.3.2015 Tarihli bir kararında “Dava, boşanma istemine ilişkindir. Davalının, on iki yaşında bir kız çocuğuna cinsel tacizde bulunduğu, suçu sabit görülerek bundan dolayı ceza aldığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Mahkemece, “… davalının bu suçu bir kere işlemiş olmasının tek başına boşanmaya neden olmayacağı vicdani kanaatine varıldığı, bu durumun evliliği diğer eş bakımından çekilmez hale getirdiğinin ispatlanması gerektiği, bu yolda delil getirilmediği…”, gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Dava Türk Medeni Kanununun 163. maddesinde yer alan “küçük düşürücü suç işleme” sebebine dayanılarak açılmıştır, işlenen suçun niteliğine göre davacının dava açması karşısında onunla birlikte yaşaması kendisinden beklenemeyeceği açık ve tartışmasızdır. Boşanma sebebi gerçekleşmiştir. Davanın kabulü gerekirken, isteğin reddi doğru görülmemiştir ” denilmiştir.

Eşin kumar bağımlılığı olduğunun sabit olması gerekir

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2019/7465 Esas, 2020/838 Karar ve 6.2.2020 Tarihli bir kararında “Davacı kadın tarafından erkek eş aleyhine suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme(MK m.163) ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması(MK m.166/1) hukuki nedenine dayalı boşanma davası açılmış; ilk derece mahkemesince boşanmaya ve fer’ilere ilişkin hüküm kurulmuş, ilk derece mahkemesinin kararma karşı davacı kadın tarafından kusur belirlemesi ile reddedilen tazminatlar ve davalı erkek tarafından tamamı yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesi tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde, davacı kadına kusur olarak yüklenen “Tayinini erkekten habersiz olarak başka bir yere aldırma” vakıasının, tarafların barışmasından önce gerçekleşmesi nedeniyle, kadına kusur olarak yüklenemeyeceği ve yine erkeğin tarafların barışmaları sonrasında şans oyunları oynadığının sabit olmaması nedeniyle bu vakıanın erkeğe kusur olarak yüklenemeyeceği; tarafların birbirine karşılıklı olarak hakaret ettikleri, erkeğin kadına şiddet uyguladığı ve kadının da erkeğin ailesini istemediğinin ve tarafların sosyal çevre oluşturmalarına engel olduğunun tanık beyanlarıyla sabit olmasına karşın bu vakıaların taraflara kusur olarak yüklenmemesinin yerinde olmadığı belirtilmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararının gerekçesinde tarafların istinaf talebinin kusur belirlemesine yönelik olarak kısmen kabulü kanaatine varıldığı halde, kararın hüküm kısmında istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılmıştır. Gerekçe ve hüküm arasında yaratılan bu çelişki tek başına bozma sebebi oluşturduğundan hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir ” denilmiştir.

Alkol Ve Gece Hayatına Düşkünlük Nedeniyle Diğer Eş Lehine Manevi Tazminat

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2020/6621 Esas, 2021/1229 Karar ve 11.02.2021 Tarihli kararında “Mahkemece boşanmaya neden olan olaylarda, yapılan yargılama ve dinlenen tanık beyanlarından erkeğin eşiyle ve çocuğuyla yeterince ilgilenmediği, alkol aldığı, gece hayatının olduğu, eve geç geldiği ve kadının ailesiyle yaklaşık on yıl görüşmediği anlaşılmıştır. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın yararına TMK m. 174/2 koşulları oluşmuştur. Mahkemece, yasal şartları oluşmadığı kabul edilerek kadının manevi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir ” denilmiştir.

Sürekli Olarak Sarhoş Olmak, Kumar Oynamak Ve Taşkınlık Çıkarmak Nedenleriyle Diğer Eş Lehine Manevi Tazminat

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2021/583 Esas, 2021/1940 Karar ve 04.03.2021 Tarihli kararında “Bölge adliye mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen davalı erkeğin, alkol alarak sürekli sarhoş olduğu, taşkınlık çıkardığı, kumar oynadığı, evde devamlı kavga ve tartışmaların olduğu şeklindeki boşanmaya sebep olan tüm kusurlu davranışları aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Öyleyse, davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesi koşulları oluşmuş olup, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, fiilin ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu isteğin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir ” denilmiştir.

Nafaka

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2011/12512 Esas, 2012/9811 Karar ve 16.4.2012 Tarihli bir kararında “ Davacı kadın hayata kast, pek kötü ve onur kırıcı davranış (TMK. md.162) ile suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme (TMK. md. 163) hukuki sebebine dayanarak boşanma talep etmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. Davacı 21.04.2010 tarihli celsede nafaka istemediğini beyan etmiş ise de; sonradan 16.08.2010 tarihli dilekçesi ile yeniden nafaka talebinde bulunmuştur. Davacının nafaka istemediğine ilişkin feragat beyanı tedbir nafakası yönünden geleceğe yönelik sonuç doğurmaz. Bu nedenle davacı kadın ve yanında bulunan müşterek çocuk için yeniden istem tarihi olan 16.08.2010 tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olmuş; bozmayı gerektirmiştir” denilmiştir.

GÖREVLİ MAHKEME

Suç işleme nedeniyle boşanma davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesi’dir.

YETKİLİ MAHKEME

Davanın yetkili mahkemesi Türk Medeni Kanunu’nun 168. hükmü gereği boşanma davalarında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya davadan önce son defa 6 ay birlikte oturulan yer mahkemesidir.

MASRAFLARI NE KADARDIR?

Davanın masraflarını belirleyen pek çok etken vardır. Bu nedenle “Masraf şu kadardır” diye net bir rakam söylemek mümkün değildir.

Masrafları oluşturan bazı kalemler ise şöyledir:

  • Vekalet avukat ücretleri
  • Arabuluculuk ücretleri
  • Noterlik ihtarname masrafları
  • Yargılama harçları
  • Celse, karar ve ilam harçları.
  • Dava nedeniyle yapılan tebliğ ve posta giderleri.
  • Dosya ve sair evrak giderleri.
  • Geçici hukuki koruma tedbirleri ve protesto, ihbar, ihtarname ve vekâletname düzenlenmesine ilişkin giderler.
  • Keşif giderleri.
  • Tanık ile bilirkişiye ödenen ücret ve giderler.
  • Resmî dairelerden alınan belgeler için ödenen harç, vergi, ücret ve sair giderler.
  • Vekil ile takip edilmeyen davalarda tarafların hazır bulundukları günlere ait gündelik, seyahat ve konaklama giderlerine karşılık hâkimin takdir edeceği miktar; vekili bulunduğu hâlde mahkemece bizzat dinlenmek, isticvap olunmak veya yemin etmek üzere çağrılan taraf için takdir edilecek gündelik, yol ve konaklama giderleri.
  • Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti.
  • Yargılama sırasında yapılan diğer giderler.

SÜREÇ NASIL İLERLİYOR

Eşinin suç işlediğini bilen, gören ya da ispatlayan taraflardan birinin boşanmaya karar vermesi ve sonrasında mahkemeye dilekçesini sunması ile boşanma davası süreci başlar.

Bu davalar genellikle çekişmeli davalar arasında yer alır. Bu nedenle tarafların süreci avukatla yönetmeleri kendi yararlarına olacaktır.

BİZE ULAŞIN

Siz de gerek suç işleme nedeniyle gerekse de geçerli bir başka sebeple açmak istediğiniz boşanma davanız için bize ulaşabilirsiniz.

Size sadece bir telefon kadar uzağız.

SIKÇA SORULAN SORULAR:

Suç işleme boşanma sebebi midir?

Suç işleme bir boşanma sebebidir. Konu Medeni Kanun’un 163. maddesinde düzenlenmiştir; “Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden dolayı onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.”

Evlilikte yüz kızartıcı suçlar nelerdir?

Evlilikte yüz kızartıcı suçlar arasında “Uyuşturucu ticareti, hileli iflas, hırsızlık, rüşvet, dolandırıcılık, zimmet, evrakta sahtecilik ve kasten adam öldürme gibi suçlar vardır.

Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme ne demek?

Haysiyetsiz bir yaşam sürme, toplumun ahlaki niteliklerine göre şeref, haysiyet, namus, gibi kavramlara aykırı bir şekilde yaşamak olarak tanımlanırken, suç işlemi kanunen suç olduğu belirlenen fiilleri gerçekleştirmektir. Bu kapsama cinayet, hırsızlık vb. girmektedir.

Küçük düşürücü suç nedir?

Küçük düşürücü suç, utanç verici ya da yüz kızartıcı nitelikteki suçtur. Örnekleri arasında Cinsel saldırı ve istismar, hırsızlık uyuşturucu ticareti, dolandırıcılık vb. vardır.

Zina yüz kızartıcı bir suç mudur?

Zina yüz kızartıcı suçlar arasında değildir ancak konu tartışmaya oldukça açıktır. Danıştay’ın 5 ve 10. Dairesi “gibi” sözcüğünün bu suçları genişletme olanağı verdiğini, zina, küçükleri baştan çıkarma ve zorla ırza geçmeye teşebbüs gibi suçların bu nitelikte olduğu yönünde karar vermiştir. Ama Danıştay’ın 5. Dairesi de “zina suçunun yüz kızartıcı suç olarak kabul edilemeyeceğine” karar vermiştir.

Özel boşanma sebepleri nelerdir?

Özel boşanma dava açma nedenleri arasında,

  • Zina veya aldatma
  • Terk
  • Suç işleme ve haysiyetsiz bir hayat sürme
  • Hayata kast, kötü veya onur kırıcı davranışlar
  • Akıl hastalığı gibi sebepler vardır.

Bu sebeplerden biri veya birkaçı boşanma için yeterli sayılacaktır.

Yorum yaz

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız.
Gizlilik Politikası