Skip to content Skip to sidebar Skip to footer

AİLE HUKUKU AVUKATLIK HİZMETLERİMİZ

Aile hukuku, aileye ilişkin konularla ilgilenen ve Medeni Hukuk’un içinde yer alan bir hukuk dalıdır. Ailenin kuruluşu ve devamı ile ilgili tüm konular kapsama alanındadır. Nişanlanma, evlenme, ayrılık, boşanma, çocuklar, mal paylaşımı velayet vb. konularda düzenlemeleri gerçekleştirerek ailenin devamlılığını tesis etmeye çalışır.

Türkiye’de Aile hukuku, Türk Medeni Kanunu’nda “İkinci Kitap”ta düzenlenmiştir. Aile kurumu ayrıca Ceza Hukuku’nun koruması altındadır.

Medeni Kanun, ikinci kitapta birinci kısım (118.-281. maddeler ) evlilik, ikinci kısım (282.-395. Maddeler) hısımlık, üçüncü kısım (396. -494. Maddeler) başlıkları altında konuları düzenlemektedir.

Birinci Kısımda evlilik, boşanma, evliliğin genel hükümleri, eşler arasındaki mal rejimi düzenlenir.

İkinci kısımda soy bağının kurulması (evlat edinme, velayet, çocuk malları konuları) ve aile (nafaka yükümlülüğü, ev düzeni, aile malları konuları) düzenlenir.

Üçüncü kısımda ise vesayet düzeni, vesayetin yürütülmesi ve vesayetin sona ermesi düzenlenmiştir.

AİLE HUKUKU NEDİR?
 

Aile hukuku için “Evlilik hukuku” da denilebilir ancak tanımlaması kısaca “Aileye ilişkin tüm konularla ilgilenen bir hukuk birimi” şeklinde yapılabilir. Türkiye’de Türk Medeni Kanunu’na göre düzenlenmiştir.

Aile hukuku; nişanlanma, evlenme, boşanma, mal paylaşımı, aile konutları, evlat edinme, nafaka, velayet, kayyımlık, nafaka gibi aileyi ilgilendiren tüm konuları kapsamaktadır. Bu nedenle toplumla iç içe ve sürekli güncellenen, ihtiyaçlara göre şekillenen bir hukuk dalıdır.

Ailenin devamı için oldukça dazla önemi olan bir hukuk disiplinidir. Zira ailenin tüm taraflarının hakkını eşit şekilde koruma hedefi vardır.

Aileyi oluşturan erkek, kadın ya da çocuğun haklarının korunmasını içeren hükümlere sahiptir ve bu hükümleri tarafsız bir şekilde kullanır.

Aile içi şiddetin önlenebilmesi bile aile hukukunun kapsamındaki konulardandır.
Ancak aile hukuku farklı hukuk disiplinleri ile de iç içedir. Anlaşmazlıklar kimi zaman farklı hukuk dallarının da yardımı ile çözülür. Miras, kadının ve çocuğun korunması gibi konuların yanı sıra ceza hukukunun da kapsamına giren yönleri vardır.

AİLE HUKUKU DAVALARI

Aile hukuku davaları kapsama alanı hayli geniş, konuları da hayli çeşitli davalardır.
Bu kapsamda açılabilecek davalar arasında çekişmeli ya da anlaşmalı boşanma davaları, mal paylaşımı davaları, velayet, nafaka ve tazminat, soy bağı reddi, tanıma, evlat edinme, aile konutu, aile mallarının korunması, babalık, tanıma ve tenfiz gibi dava türleri vardır.

Boşanma davaları

Boşanma davası evliliğin yasal olarak sona ermesi için eşlerden biri ya da her ikisi tarafından açılan davadır.

Davanın nasıl açılacağı ise anlaşmalı mı yoksa çekişmeli mi olacağına bağlıdır. Bu seçenek davanın ne kadar süreceğini de belirler.

Boşanmak isteyen taraflardan biri iki nüsha halindeki dava dilekçesini, ekleyeceği belgeler ile nüfus cüzdanı fotokopisi ile davayı açabilir.

Kadın ya da erkeğin boşanma davası açabilmesi için tarafların geçerli nedenleri olmalıdır.

Bu sebepler genel boşanma sebepleri ve özel boşanma sebepleri olarak ikiye ayrılır.

Genel boşanma sebepleri arasında:

  • Güven sarsıcı davranışlar,
  • Eşini sevmediğini beyan etme,
  • Cinsel ilişkiden kaçınma,
  • Eşi doğal olmayan yoldan cinsel birleşmeye zorlama,
  • Eşlerin aile bireylerine kötü davranması ve hakaret etmesi,
  • Aşırı borçlanma sebebi ile icra takibine maruz kalma gibi sebepler yer almaktadır.

Özel boşanma sebepleri arasında ise:

  • Zina veya aldatma
  • Terk
  • Suç işleme ve haysiyetsiz bir hayat sürme
  • Hayata kast, kötü veya onur kırıcı davranışlar
  • Akıl hastalığı gibi sebepler vardır.

Nafaka davaları

Nafaka davaları aile hukuku içinde önemli payı olan davalardandır.

Kanuna göre nafaka boşanma davası sürerken ya da boşanma davasının sona ermesinden sonra maddi olarak zorluğa düşecek olan kişiye bağlanan ve her ay ödenmesi gereken para olarak tanımlanabilir.

Kanun nafakayı kimin ödeyeceği, ne kadar ödeyeceği, ödenme süresi ve şekli ayrıntıları ile, tartışmaya gerek kalmayacak şekilde belirtmiştir.

Boşanma ile bağlantılı 3 çeşit nafaka vardır.
Bunlar:

  • Tedbir nafakası: Dava tarihinden, boşanma veya ayrılık hükmü kesinleşinceye kadar devam eden nafakadır.
  • İştirak nafakası: Boşanma sonunda ortak çocuğun velayeti kendisinde olmayan eş aleyhine açılan nafaka davasıdır. Çocuğun giderlerine katılma nafakasıdır. Bu giderler, çocuğun eğitim, yiyecek, barınma ve sağlık giderleridir.
  • Yoksulluk nafakası: Yoksulluk nafakası evliliğin boşanma ile sonuçlanması nedeniyle yoksulluğa düşecek eş’e bağlanan nafaka türüdür. Yoksulluk nafakasını talep eden tarafın boşanma davasındaki kusuru eşit olabilir ancak karşı taraftan ağır olmamalıdır.

Velayet davaları

Velayet davaları da aile hukukunda önemli bir yere sahiptir.

Velayet, ergin olmayanların yani 18 yaşından küçük olanların ve bazı durumlarda (özürlü olmak gibi) ise reşit kişilerin, kişiliklerinin, mallarının korunması ve onların temsili için Medeni Kanun’un anne ve babaya yüklediği ödev ve hakların tümüne verilen isimdir.

Velayet, çocukların bakım, eğitim, öğretim ve korunması ile temsil görevlerini kapsar. Velayeti alan anne ya da baba bu görevlerin hepsini yerine getirmekle yükümlüdür.

Boşanma durumunda velayetin kime verileceği ise hakimin tasarrufundadır, çocuğun üstün yararı gözetilerek karar verilir. Ancak çocukların annenin bakımına en çok muhtaç olduğu yaşlar olarak kabul edilen 6-7 yaşına kadar anneye verilmektedir. 8 yaşından itibaren ise çocuğun idrak yaşı başlamaktadır. Davada onun da görüşü bu yaş itibari ile alınır.

Velayetin verilmediği taraf, çocuğunu alabilmek için velayet değiştirme davası açabilir.

Mal paylaşımı davaları

Mal paylaşımı, tarafların evlilik birliği içinde edindiği malların paylaşılmasıdır.

Bu paylaşım için öncelikle boşanma işleminin gerçekleşmiş olması gerekir. Böylece mal rejim sona ermiş olur ve evlilik birliği içinde edinilen malların paylaşımı için dava açılabilir. Bu dava evlilik süresinde ortak edinildiği kabul edilen malların eşit şekilde taraflar arasında paylaştırılması için açılır.

Burada bir noktaya dikkat çekmek gerekir. Anlaşmalı boşanma davasında taraflar mal paylaşımını kendi aralarında yapabilirler. Eşler, anlaşmalı boşanma protokolüyle isterse malları yarı yarıya paylaşabilir, başka bir paylaşım oranı belirleyebilir veya eşlerden biri mal paylaşımına dair tüm haklarından feragat edebilir.

AİLE HUKUKU DANIŞMANLIK HİZMETLERİMİZ

Aile hukuku danışmanlık hizmetleri kapsamında ihtiyacınız olan tüm konularda yanınızdayız. Aile konutu, boşanma davası, mal paylaşımı, velayet, uzaklaştırma ve koruma tedbir kararı, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali gibi konularda bilgiye ve yardıma ihtiyacınız olması durumunda bize başvurabilirsiniz.

Aile Konutu: Ailenin oturduğu mesken olarak tanımlanan aile konutu eşlerin birlikte yaşadığı alandır. Maddi ve manevi anlamı vardır. Bu nedenle Medeni Kanun’un 194. Maddesi aile konutu ile ilgi düzenlemeler sınırlamalar getirmiştir.
Maddeye göre,
Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez.
Aile konutunun tapu maliki bile olsa, bu konutu satamaz veya üzerindeki hakları sınırlayamaz.
Aile konutu olarak kabul edilen gayrı menkulün maliki olmayan eş, tapu kütüğüne konutun aile konutu olduğuna dair kayıt (şerh) koydurabilir.

Boşanma Davaları: Çiftlerden herhangi biri ya da ikisi birden çeşitli gerekçelerle evlilik birliğini sonlandırmak üzere boşanma davası açabilir. Boşanma davaları anlaşmalı ya da çekişmeli olarak açılır. Geçerli bir sebep olmazsa dava da boşanma da olmaz.

Mal Paylaşımı: Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik birliğinin mahkeme kararı ile sona ermesinden sonra, kural olarak evlilik içinde edinilmiş malların eşit bir şekilde paylaşılır. Buna edinilmiş mallara katılma rejimi denmektedir. 2002 yılından farklı bir mal rejimi seçilmemişse bu mal rejimi uygulanmaktadır.
Nafaka ve Tazminat: En çok davası açılan ve hakkında en çok soru sorulan konular nafaka ve tazminattır.

Nafaka boşanma davası sürerken ya da boşanma davasının sona ermesinden sonra maddi olarak zorluğa düşecek olan kişiye bağlanan ve her ay ödenmesi gereken paradır.

Tazminat ise, boşanma davasında diğer eşten daha az kusurlu taraf tarafından talep edilebilir.
Maddi tazminat evlilik birliğinin boşanma ile sonuçlanmasından mevcut veya beklenen menfaatleri zarara uğrayan tarafın istediği maddi tazminattır.

Kusursuz veya daha az kusurlu eş; boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekesiyle tazminat isterse bu da manevi tazminattır. Bu tazminat türü daha çok semboliktir.

Velayet: İstisnaları olmakla birlikte boşanan çiftler, çocukları varsa velayetlerini de isterler. Ancak çocukların kimin velayetinde kalacağını, çocuğun üstün yararını gözeterek hakim belirler.

Uzaklaştırma ve Koruma Tedbiri Kararı: Bu karar, sadece kadınlar ya da çocuklar için değil tehdit altındaki her birey için, tehdit unsuru olan kişi veya kişilerin “uzaklaştırılması“nı sağlar. Uzaklaştırma ve koruma tedbiri kararı, karakol, Şiddeti Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM ) Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Aile Mahkemesine başvurularak talep edilebilir.

Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali: Türk Ceza Kanunu’nun 233’üncü maddesi, aile hukukundan doğan yükümlülüğün yerine getirilmemesi, eşin çaresiz durumda terk edilmesi ile çocukların ahlak, güvenlik ve sağlığının tehlikeye sokulması eylemlerini suç olarak tanımlamıştır.

Maddeye göre;

  • Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi, şikâyet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
  • Velayet hakları kaldırılmış olsa da, itiyadı sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya baba, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

AİLE HUKUKU KAVRAMLARI VE AİLE HUKUKUNA HAKİM İLKELER

Aile Nedir?

Aile, aralarında evlilik ve kan bağı bulunan, eşler, çocuklar, kardeşler, anne, baba gibi bireylerin oluşturduğu ve toplum içindeki en küçük bütündür. Toplumdaki dengeyi oluşturan aile, hukukla korunmaktadır.

Aile Kavramının Hukukumuzdaki Yeri Nedir?

Aile kavramı anayasanın 41. Maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir; “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.”

Aile Mahkemesi Nedir?

Aile mahkemesi, aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlere bakan özel yetkili mahkemelerdendir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun ile kurulurlar. Kural olarak her yargı çevresinde yeterli sayıda kurulmalıdır.

Aile Mahkemesinin Amacı ve Görevleri Nelerdir?

Aile mahkemesinin öncelikli amacı; ailenin, çocuğun ve engellilerin korunmasıdır.

Aile mahkemesinin görevi, genel olarak, aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlere baktır. G

örevleri Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesinde şu şekilde düzenlenmiştir;

Aile mahkemeleri, aşağıdaki dava ve işleri görürler:

22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun Üçüncü Kısım hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 3.12.2001 tarihli ve 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler,
20.5.1982 tarihli ve 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi,

Kanunlarla verilen diğer görevler.”

Bunlara örnek vermek gerekirse;
  • Boşanma davası
  • Mal rejimi davası
  • Velayet davası
  • Nafaka davası
  • Evlenmenin iptali davası
  • Maddi ve manevi tazminat davaları
  • Kadının iddet müddetinin kaldırılması
  • Aile konutu şerhi konulması veya şerhin kaldırılması davası
  • Aile soyadının değiştirilmesi davası,
  • Babalık davası
  • Soybağının reddi davası
  • Tanıma ve tenfiz davası

Evlilik Hukuku Nedir?

Evlilik hukuku, evlilik birliğinden doğan hukuki ilişkileri düzenler. Aile hukuku kitabının birinci kısmında düzenlenmiştir, dört bölümden oluşur.

Evlenme (Medeni Kanun’un 118-160‘ıncı maddeleri düzenler)

Boşanma (Medeni Kanun’un 161-184’ünc maddeleri düzenler)

Evliliğin Genel Hükümleri (Medeni Kanun’un 185-201’inci maddeleri düzenler.)

Eşler Arasındaki Mal Rejimi (Medeni Kanun’un 202-281’inci maddeleri düzenler.)

Evlilik Nedir?

Evlilik; kadın ve erkeğin hayatlarını ömür boyu birleştirme niyetiyle gerçekleştirdikleri hukuki bir birlik veya anlaşma şeklinde tanımlanabilir.

HISIMLIK NEDİR?

Kişiler arasında bulunan akrabalık ilişkisini anlatan bir kavramdır. Kişiler arasında doğal veya hukuki bir nedene dayanan hukuksal bağ olarak da tanımlanır.

Hısımlık, Medeni Kanun’un 129. maddesinde evlenme engeli olarak belirtilmiştir.

Buna göre aşağıdaki kimseler arasında evlenme yasaktır:

  • Üstsoy ile altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında,
  • Kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında,
  • Evlât edinen ile evlâtlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında.

VESAYET NEDİR?

Vesayet, reşit olmayan küçüklerin veya yasal hakları kısıtlı olanların, haklarının korunmasını ve hukuken temsil edilmesini sağlayan kurumdur. Mahkeme tarafından atanan, küçük ya da kısıtlı kişileri temsil eden kişiler De vasi olarak adlandırılır.

Vesayet Hukuku, aile hukuku kitabının üçüncü kısmında düzenlenmiştir. Üç bölümden oluşur.

  • Vesayetin Düzeni (Medeni Kanun 396-437’nci maddeler)
  • Vesayetin Yürütülmesi (Medeni Kanun 438-469’uncu maddeler)
  • Vesayetin Sona Ermesi (Medeni Kanun 470-494’üncü maddeler)

AİLE HUKUKUNA HAKİM İLKELER NELERDİR?

Aile Hukuku bazı hakim ilkeler ışığında hareket eder ve kararlar bu ilkelere göre alınır.

1) Süreklilik İlkesi

Aile Hukukuna konu olan ilişkiler sürekli ilişkilerdir. Burada kısa süreli, şarta bağlı ve geçici özelliğe sahip ilişki söz konusu değildir.
Aile Hukukuna konu olan birlik; sürekli ve ömür boyunca sürecek bir ilişki olarak kurulmalıdır.

2) Birlik İlkesi

Medeni Kanun’un 185. Maddesi, “Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur.” Hükmü bulunmaktadır. Bu madde aile kavramının üyelerinin tek başlarına aile hukukunda yer bulmadığını, her ferdin ailenin bir parçası olduğunu ve ailenin bir bütün olarak değerlendirildiğini anlatmaktadır. Öyle ki evlilikle birlikte kadının ve bu evlilik içinde doğan çocukların erkeğin soyadını alması birlik ilkesinin sonucudur.

3) Zayıfları Korunması İlkesi

Aile hukuku ile zayıf olduğu öncelik çocuklarındır. Çocukların; anne ve babalarından korunması olarak kendine yer bulmuştur. 2022 öncesi yürürlükte olan Medeni Kanun’da kadın-erkek eşitliğinin tam anlamıyla sağlanamamış olmasından dolayı kadının da korunması söz konusuydu ancak 2002’de yürürlüğe giren 4721 sayılı Medeni Kanun ile bu durum ortadan kalktı. Böylece kadının korunması durumu da ortadan kalkmış oldu.

4) Düzenleme Serbestliğinin Bulunmaması İlkesi

Ailedeki taraflar aralarındaki ilişkiyi Medeni Kanun kapsamı dışında düzenleyemezler. İlişkiler, taraflar arasındaki bir sözleşmeyle değiştirilemez veya kanunda düzenlenmeyen bir ilişki anlaşma ile kurulamaz.

5) Eşler Arasında Eşitlik İlkesi

Eşler arası eşitlik ilkesi aslında Anayasal bir güvencedir.
Eşitlik ilkesi Anayasanın 10. maddesinde “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz” şeklinde düzenlenmiştir. Evlilik birliği içerisinde de kadın ve erkek bu madde doğrultusunda eşit kabul edilmektedir.

6) Devletin Karışması İlkesi

Aile toplumun en önemli yapı taşlarından biri olduğu için aile hukukuna konu olan ilişkiler hukuk açısından önemlidir. Bu nedenle de devlet, aile hukukunun alanına giren ilişkilere, diğer ilişkilere göre, daha çok müdahale etmektedir. Ki bu nedenle eski adı kadın ve aileden sorumlu devlet bakanlığı olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vardır. Bakanlık tam da “Devletin karışması ilkesi” gereği politikalar üretmektedir.

İSTANBUL AİLE HUKUKU AVUKATLIK HİZMETİ

İstanbul Aile Hukuk avukatlık hizmeti için sizden bir telefon kadar uzaktayız.

Son derece geniş kapsamlı olan ve bazen farklı hukuk dallarının uzmanlığını da isteyen Aile hukuku davalarınız için İstanbul’da deneyimli ve konusunda uzmanlaşmış avukatı bulmak isteyebilirsiniz.

Son yıllarda İstanbul gibi büyük kentlerde konuların daha da karmaşık hale gelmesi nedeniyle Aile hukuku avukatlık hizmetlerine duyulan ihtiyaç da artmıştır.

İstanbul aile hukuku avukatı, ihtiyacınız olması halinde boşanma, nafaka, mal paylaşımı, velayet, tazminat vb. aile hukuku davalarında uzmanlığını sizin için kullanacaktır.

HUKUKİ DANIŞMANLIK

Hukuki danışmanlık aile hukukun davalarında oldukça önemlidir. Davasında avukat tutmak istemeyen kişiler, hukuki danışmanlık hizmeti alırlarsa nerede, ne zaman, ne yapmaları gerektiğini bilirler ve hak kayıpları yaşanmasının önüne geçilir.

Örneğin, boşanma davasının nasıl açılacağı, dilekçenin nasıl doldurulacağı, geçilen süreçler, delillerin toplanması, tanıkların belirlenmesi, nafaka türü ve miktarı gibi konularda, konusunun uzmanı bir avukattan alınacak hukuki danışmanlık, boşanmak isteyen tarafın haklarını bilmesi ve ona göre hareket etmesi açısından önemlidir.

Hukuki danışman olarak avukat, mevcut durumun analizini yapıp, olasılıkları değerlendirip, olası sonuçlarıyla ilgili danışana bilgi verir. Bu açıdan hukuki danışmanlık öncelikle mağduriyeti önleyici bir hizmettir. Danışan kişi, sorunu ile ilgili en doğru bilgi ve çözüm yolu hakkında bilgi sahibi olur.

Öncelikle yol gösterici olan danışman, dava söz konusu olacaksa bu sefer avukat olarak danışanının yanındadır.

BİZE ULAŞIN

Aile hukukunu ilgilendiren davalarınızda, her türlü sorununuzda hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermekteyiz.
Sorununuzun gerçekçi bir değerlendirmesi ve çözüm yolları için bize başvurabilirsiniz.
Size bir telefon kadar ve bir “Tık” uzaktayız.
Bize ulaşın, aile hukuku davasında kazanan taraf siz olun…

Yorum yaz

Web sitemizde size en iyi deneyimi sunabilmemiz için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, bunu kabul ettiğinizi varsayarız.
Gizlilik Politikası